Bizden haberler

5 Mart 2011: Dükkan açılışı: Altar Maket olarak artık Ankara'nın gözde mekanlarından Tunalı Hilmi Caddesi, Kuğulu Pasajı'ndayız.

Uzun süren çabalar sonunda, üzerine titrediğim ve titizlikle nihayetlendirmeye çalıştığım iki kitap çalışmasında sona geldim. "Osmanlı'nın Muhteşem Süvarileri: Deliler" kitabı Şubat 2011 tarihinde Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Diğer kitap ise bir çeviri çalışması idi. H. G. Wells'in 1913 tarihli "Küçük Savaşlar" adlı kitabını Türkçeye çevirerek Altar Maket olarak yayımladık. Bunun duyurusunu ilerleyen günlerde yapacağız. Bu kitap, H.G. Wells gibi olağanüstü bir insanın çalışması olmasının yanı sıra, sevimli, sıcak ama göründüğünden çok daha fazla bir anlam içeren, yol gösterici ve ilham verici bir kitaptır. Sözün kısası, bu çalışmalar bittiğine göre artık çalışmalarımı stüdyomdan, herkesin ziyaret edebileceği bir yere taşıma zamanı gelmişti. Bu nedenle, Ankara'nın bence en nezih yerlerinden biri olmayı tüm yıkım çabalarına rağmen muhafaza etmeyi başarabilen Tunalı Hilmi caddesi üzerindeki Kuğulu Pasajı'nda mütevazı bir yer açmanın en uygun karar olacağını düşünerek Altar Maket'in Tunalı Kuğulu dükkanını açtık. 5 Mart 2011 tarihinden itibaren, Pazartesiden Cumartesiye saat 12.00 ile 18.30 arasında sizlerin ziyaretine açık olacak bu yerde figürleri, maket setlerini inceleyebilir, boya, yapıştırıcı gibi malzemeler ve diğer tüm ürünleri görebilir ve araştırma ve kitaplar hakkında görüş alışverişinde bulunabilirsiniz. Ankara köklü bir maket geleneğine sahiptir. Umuyoruz bizim çocukluğumuzda hayran olduğumuz yerler gibi, bu yeni mekan da şimdiki kuşakların hafızasında olumlu bir iz bırakarak uzun yıllar sizlerin beğenisi ile ayakta kalabilir.

1 Şubat 2011: Kitap duyurusu: Osmanlı'nın Muhteşem Süvarileri Deliler

1936 tarihli ‘Akıncılar’ isimli kitabının önsözünde Kurmay Yüzbaşı Necati Tacan incelediği onca Osmanlıca birincil kaynağa rağmen akıncıların faaliyetleri hakkındaki bilgilerin başka olgular arasında birkaç satırla geçiştirilmesinden dolayı eserinin harp tarihi açısından istenilen olgunluğa erişememiş olmasından yakınmıştır. Tacan “Bu noksan belki Avrupa’da o zamanlarda yazılmış eserlerin incelenmesi ile tamamlanabilir. Bunu da ancak Avrupa kitapevlerini karıştırmak imkânı ellerinde olanlar yapabilirler. ben, yabancı memleketlerde bulunan ve yabancı kaynakları incelemek imkanına malik olan arkadaşlarımız tarafından eski seferlerimizin kendi kaynaklarımıza göre olan noksanlarının tamlanmasını lazım ve ulusal bir borç sayıyorum” diye yazmıştır.

Kendi mütevazı imkânlarım ölçüsünde, geçmişten gelen, bu seslere kulak verme eğiliminde ve alışkanlığında olduğumdan, akıncılardan belki daha fazla ihmal edilmiş bir sınıf olan delileri, en azından maketlerin huzurlu, yaratıcı ve güvenli dünyasında tekrar canlandırabilmek, Avrupa kaynaklarını mümkün olduğunca inceleyerek yüzyıllar önce yaşamış bu cesur savaşçıları günümüz insanlarına hatırlatabilmek istedim. Altar Maket özel koleksiyonunun yanısıra Ankara’daki ODTÜ, Bilkent ve TBMM kütüphanelerindeki ve İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki eserlerdeki Osmanlı, Bizans, Fransız, Venedik, İngiliz, İsveç ve Alman kaynaklarından faydalandım. Kopenhag, Danimarka’daki Statens Museum for Kunst; Viyana, Avusturya’daki Austrian National Library; Münih, Almanya’daki Bayerische Staatsbibliothek; Marburg, Almanya’daki Staatsarchiv Marburg; Kornik, Polonya’daki Biblioteka Kórnicka PAN; Krakov, Polonya’daki Prenses Chartoryski Müzesi, Varşova Polonya’daki Ulusal Müze, New York, Amerika’daki New York Public Library Dublin, İrlanda’daki, Chester & Beatty Library; Londra, Britanya’daki, British Library ve British Museum’daki eserlerden özel izinle alınan gravürler ve minyatürler bu çalışmada zengin bir albüm halinde okuyuculara sunulmaktadır.

Umuyorum ki siz de bu muhteşem savaşçılara hayran kalacak, onları saygı ile hatırlayacak ve imparatorluğa hizmetlerini takdir edeceksiniz. Bu çalışmanın ortaya çıkmasını ve geniş kitlelere ulaşmasını mümkün kılan Doğan Kitap’a minnettarım.

10 Aralık 2009: Yeni figür: Timur

Bugün sizlerle yeni figürümüzü paylaşıyoruz: "Timur". İsmi "demir" anlamına gelen, Türk ve dünya tarihinin en büyük cihangirlerinden biri olan bu büyük asker ve devlet adamını sizlerle paylaşmaktan büyük gurur duyuyoruz. 1336 senesinde Semerkand Şehr-i Sebz yakınlarındaki Hoca Ilgar köyünde doğan, etrafındaki dağınık vaziyetteki Türk ve Moğol boylarını birleştirerek Çin hariç tüm Asya'yı fetheden, Anadolu'ya kadar gelip Türk tarihinin bir diğer büyük asker ve devlet adamı, Sultan Yıldırım Bayezid Han komutasındaki güçlü Osmanlı ordusunu Ankara'da yenilgiye uğratan Timur, kendisine miras kalmadan, kimseden destek almadan yoktan dev bir ordu ve devlet teşkilatı yaratmıştır. Büyük önder Atatürk'ün hayran olduğu Timur'u, tarihimizin her devrinde Türk milleti için varolmuş diğer tüm büyük önderlerimiz gibi saygı ile anıyoruz. Bu figür, Altar Maket olarak 2009 senesinde sizlere sunduğumuz 9. ve son figürümüzdür. Timur hakkında hiçbir şey bilmiyorsanız bile en azından iki şeyi bilmenizi rica ediyoruz: Timur Türktür ve adı 'Timurlenk' değil Timur'dur. Mutlu seneler.

3 Aralık 2009: Yeni figür: Hitit Savaş Tanrısı

Bugün sizlerle yeni figürümüzü paylaşıyoruz: "Hitit Savaş Tanrısı". Hitit başkenti Hattuşa'da, bugünkü adıyla Boğazköy'de, yukarı şehrin doğu kısmındaki Kral Kapısı diye isimlendirilen kapının iç tarafında M.Ö 14. yy başlarından kalan büyük bir savaşçı kabartması bulunmaktadır.Kral Kapısında bulunan bu kabartma Hitit heykelciliğinin en iyi korunmuş ve en gözde örneğidir. Bu uzun saçlı savaşçının önceleri kral olduğu düşünülmüştür. Fakat miğferinde bulunan boynuzlar bunun bir Tanrı figürü olduğunu göstermektedir. Kabartma 1907 yılında kapıdan sökülmüştür. Günümüzde Ankara Anadolu Medeniyetleri müzesinde sergilenmektedir. Bu Tanrı, yüzlerce yıl önünden geçerek şehirden çıkan ve savaşa giden Hitit ordularını kutsamıştır. Altar Maket olarak kültür tarihimizin vazgeçilmez yapı taşlarından olan Hitit medeniyetine ait bu eseri 54mm figür olarak ürettik. Hitit heykelciliğinin en iyi korunmuş ve en gözde örneği olan bu olağanüstü kabartmayı figür olarak sizlerle buluşturuyoruz. Bu figür ayrıca bizim ilk 54mm resin figürümüz olma özelliği de taşıyor.

1 Aralık 2009: Ankara Kalesi Kuşatması (1402) araştırma & muharebe sahası gezisi

Ağustos ayında, Ankara muharebenin 607. yılında, Ankara’da, yanı başımızda, faaliyet gösterdiğimiz yere 40-50 km mesafede gerçekleşmiş olan 1402 tarihli, tarihin en muazzam meydan muharebelerinden birini kapsamlı bir biçimde incelediğimiz "Ankara Meydan Muharebesi" çalışmamızı yayınlamıştık. Muharebe alanına gelmeden önce Timur, Ankara kalesini kuşatmıştı. Şimdi, bu çalışmayı tamamlayan yeni araştırmamızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu çalışma için de aynı yöntemi takip ettik. Kapsamlı bir araştırma ve saha gezisi ile bu yazı oluşturuldu. Hazırladığmız kapsamlı araştırmayı ve muharebe alanı gözlemlerimizi "Araştırmalar" bölümünde "Özel Çalışmalar" kısmında bulabilirsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi, tarihte daha önce de başkent ve önemli bir merkez olan Ankara, cazibesi olmayan, sıkıcı bir şehrin ötesinde, tarih boyunca gizemli ve önemli bir şehir olmuştur. Hem Osmanlı devleti, hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda çok büyük rol oynayan, gizemlerini haykırmayan, sahip olduklarını insanın gözüne sokmayan, saygıyı hakeden bir şehirdir. Umuyoruz sizde bu şehre ve tarihine farklı bir gözle bakabilir, gizemlerini anlamak için biraz hareketlenerek çaba göstermeye başlayabilirsiniz. Her gün gezdiğiniz yerlerde sizden önce kimlerin gezdiğini bilmek bile yeterince heyecan verici değil midir?

17 Kasım 2009: Yeni kitap "Gök Tonga ve 209. Orta"

Bugün sizlerle yeni kitabımızı paylaşıyoruz: "Gök Tonga ve 209. Orta". Bu kitap ile daha önce hiç duymadığınız bilmediğiniz, atalarımızdan miras kalan büyük bir alp olan Gök Tonga ve komuta ettiği 209. Orta hakkında ilk bilgileri öğrenebileceksiniz. Gök Tonga'nın maceraları devam edecek elbette...

3 Kasım 2009: Yeni figür Gök Tonga

Bugün sizlerle yeni figürümüzü paylaşıyoruz: "Gök Tonga". Binlerce yıldır Türk Hakanlığını gerçeküstü dünyadan yöneltilen tehditlere karşı savunan, sadece Türk Hakanı tarafından bilinen, görülebilen, kadim zamanlarda Gök Tanrı tarafından kutsanmış, savaşçılıkları onaylanmış alplara komuta eden, kaplan veya leopar postu içindeki alp, Gök Tonga adıyla bilinir. Elinde dehşet saçan çekici, belinde kılıcı ve kanatlarla süslü devasa kalkanı ile muazzam görünümlü bir savaşçı olan Gök Tonga, Türk Hakanlarına atalarından kalan kutlu bir mirastır. Türk tarihini, Gök Tonga'nın gözünden izleme ve onun ağzından dinleme şansını kaçırmayın. Daha önce hiç karşılaşmadığınız bu olağanüstü kahramanı beğeneceğinizi umuyoruz.

9 Ekim 2009: Osmanlı'nın korkunç ceza yöntemi çengele vurmak

Tarihteki her devlet gibi, Osmanlı da şiddeti belirli amaçlar için kullanmaktan çekinmezdi. Belirli askeri ve siyasi amaçlara ulaşmak için meşru olarak kullanılan şiddet çeşitli biçimlerde kendini gösterirdi. Basit biçimde kılıçla kelle uçurmaktan, ayağa taş bağlayıp denize atmaya veya kementle boğmaya kadar çeşitli biçimleri olan bu tarz idam yöntemleri içinde, diğerleriyle karşılaştırıldığında ölümü daha zor gerçekleştirdiği ve kurbanına dayanılmaz acılar verdiği için bazı yöntemler daha korkunç olarak görülür ve bunlarla idam edilmektense, kellenin hemen uçurulması arzulanmıştır. Kazığa oturtma yöntemini bir kenara bırakırsak, bu tarz korkunç ölümlerin gerçekleştirildiği en akılda kalan infaz biçimi çengele vurulmaktır.

1 Ekim 2009: Kafes içindeki Timur

Bugünlerde yolu Ankara'daki Armada alışveriş merkezine düşenleri ilginç bir sergi bekliyor. Aralık ayına kadar Armada'da, Rus St. Petersburg balmumu heykel sergisini ziyaret ederek pek çok tanıdık tarihi karakterin heykellerini gerçek boyutta görebilirsiniz. Onlarca heykelin içinde bir tanesi, büyük cihangir Timur'un heykeli, bizi istemeden bambaşka yerlere götürdü. Nedenini makalede okuyabilirsiniz.

9 Eylül 2009: Osmanlı kalelerinden Palanka

Osmanlı’nın fetihlerle 14. yüzyıldan itibaren, adım adım ilerlediği Avrupa’da, aradaki sınır hep yoğun çatışmalara sahne oldu. Bu mücadele meydan muhareberebelerinin yanı sıra çoğunlukla, kale muharebeleri olarak cereyan etti. Osmanlı bu mücadelede farklı bir yol takip etti. Adriyatik’ten, Karadeniz’e kadar geniş bir yay şeklinde uzanan bu savunması zor sınır boyuna, maliyetli taş kaleler dikmektense, daha ucuz ağaç kaleler inşa etti. Kritik olduğu değerlendirilen her noktaya, her geçide, her yola, bu ucuz ve yapımı anında gerçekleştirilebilen ağaç kaleler yaptı. Palanka adı verilen bu askeri yapılar Osmanlı sınır savunma sisteminin temel unsuru haline geldi. Bu makalede hem palankalar hakkında tarihsel bilgiler, çizimler bulacaksınız hem de savaş oyunlarında kullanılmak üzere yaptığımız palanka maketini bulacaksınız.

3 Eylül 2009: Email problemi

Yaklasık 20 gündür emaillerle ile ilgili problem yaşıyoruz. Sorun giderildi fakat bu süre zarfında bize göndermiş olduğunuz mesajlar maalesef bize ulaşmadı. Bu durum için üzgünüz. Bize ulaşmak isteyen ama ulaşamayan değerli dostlarımızın maillerini tekrar göndermelerini rica ediyoruz. Web sitemizdeki "iletişim formumuz" veya altar@altarmodelling.com email adresinden bize ulaşabilirsiniz ve cevap beklediğiniz sorularınızı veya sipariş taleplerinizi bize iletebilirsiniz.

10 Ağustos 2009: Ankara Meydan Muharebesi (1402) muharebe sahası gezisi

28 Temmuz 2009 tarihinde, muharebenin 607. yılında, Ankara’da, yanı başımızda, faaliyet gösterdiğimiz yere 40-50 km mesafede gerçekleşmiş olan 1402 tarihli, tarihin en muazzam meydan muharebelerinden birini kapsamlı bir biçimde incelemek, muharebe meydanını ve fiziki şartları tetkik ederek resim ve gözlemlerimizle Ankara halkı ve Türk savaş tarihi meraklıları ile paylaşmak istedik. Bu maksatla, muharebenin gerçekleştiği yerleri ziyaret ettik. Hazırladığmız kapsamlı araştırmayı ve muharebe alanı gözlemlerimizi "Araştırmalar" bölümünde "Özel Çalışmalar" kısmında bulabilirsiniz.

20 Temmuz 2009: Osmanlı kadını figürü

Osmanlı saray ressamı Levni (1680-1732) minyatür geleneğinin son temsilcilerinden biridir.Levni tarafından yapılmış, pembe kıyafeti içinde, rahat bir ortamda uzanmış bu Osmanlı kadını minyatürü detay ve yüz güzelliği bakımından eşsiz kıymette bir eserdir. Eserin orjinali 17x9.5cm boyutlarındadır ve İstanbul Topkapı Sarayı Müzesinde bulunmaktadır. Altar Maket olarak Levni'nin minyatüründe yer alan bu güzel kadını, 25mm resin figür olarak ürettik ve sizlerin beğenilerine sunuyoruz.

1 Temmuz 2009: Demon figürü

İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi’nde, 14. yüzyılda Orta Asya’da Muhammed (veya Mehmed) Siyah Kalem isimli üstad tarafından yapıldığı düşünülen, bu isimli sanatçıya atfedilen resimler bulunmaktadır. Bu gizemli eserlerde insanlar ve demonlar günlük hayatları içerisinde resmedilmişlerdir. Bu demonlar, iri yapılı, güçlü ve korkunç görünüşlüdür. Bu resimler içindeki en etkileyici resimlerden biri Uyaran Demon diye adlandırılan demon resmidir. Altar Maket olarak Türk kültür tarihinin az bilinen ama etkileyici ve önemli eserlerinden birinde yer alan bu demonu 25mm resin figür olarak ürettik ve sizlerin beğenilerine sunuyoruz.

18 Haziran 2009: Yeni makale: Kâtip Çelebi

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNESCO, 2009 yılını, doğumunun 400. yılında, büyük Osmanlı ilim adamı Kâtip Çelebi’yi resmi anma yılı ilan etmiştir. Kâtip Çelebi (1609-1657) tarih, coğrafya, maliye, askerlik, denizcilik, bibliografya, tıp, matematik gibi birbiriyle az ilgisi olan pozitif ilimleri tam manasıyla kavramış, bu konuların bazılarında yetkin eserler vermiş, yenilik getirmiş ve mevcut tüm Doğu ve Batı kaynakların incelemeye gayret etmiş büyük bir âlimdir. Kendisi bu özellikleri ve bilimsel düşünce sistemine sıkı sıkı sarılması ve dünyayı bu yaklaşımla anlamlandırmaya çalışması yüzünden diğer âlimlerle veya yazarlarla kıyaslanamaz. Çeşitli ve pek çoğu zor alanlarda yazdığı eserler farklı doğu ve batı dillerine defalarca çevrilmiştir ve halen de çevrilmektedirler. Biz de doğumunun 400. yılında bu büyük âlimi minnet ve saygı ile anıyoruz.

18 Haziran 2009: Kanuni Sultan Süleyman Han figürü

“Tanrının emrile Sultan Selim vefat etti. Yeni padişah Süleyman Han tahta oturdu” Bu sözleri duyan solaklar ağlamaya başladılar. Bu olayı aktaran, o dönemlere tanıklık etmiş büyük Osmanlı tarihçisi Koca Nişancı namlı Celalzade Mustafa, 1520 senesinde, Osmanlı ve dünya tarihinin en büyük hükümdarlarından birisi olan I. Süleyman’ın Osmanlı tahtına çıkışını böyle kaydetmiştir. 1520 senesinden, 1566 yılındaki ölümüne kadar tahtta kalan bu güçlü karakterin titiz bir çalışma ile ortaya çıkartığımız figürünü paylaşmak istiyoruz. 25mm Kanuni Sultan Süleyman Han figürümüz 18 Haziran 2009 tarihi itibarıyle sizlerin beğenilerine sunulmuştur.

5 Haziran 2009: Yeni yazı: Prenses Olivera Despina

Araştırmalar sayfasındaki , Askeri Tarih Notları bölümüne yeni bir yazı eklendi. "Olivera Despina: Sultan Yıldırım Bayezid'in sevgili eşi ve Timur'a sakilik meselesi" isimli bu yazının ilginizi çekeceğini umuyoruz. 1402 yılındaki Ankara meydan muharebesinde yenilen Osmanlı Sultanı, galip gelen Emir Timur'a esir düşmüştü. Timur, daha sonra Bursa'da Osmanlı sarayının basılmasıyla hazineyi, ileri gelenleri ve en önemlisi Yıldırım Bayezid'in sevgili eşi, Sırp Kralı Lazar'ın kızı Prenses Olivera Despina'yı ele geçirdi ve yazıda ayrıntılarını göreceğiniz sebeplerin etkisiyle Dspina'yı Bayezid'dan intikam almak için çok yakışıksız bir davranışa alet etti. Öfkeli Timur, Despina'ya zorla, yarı-çıplak halde bir eğlencede sakilik, yani içki servisi, yaptırdı. Olağanüstü mağrur bir kahraman olan büyük sultan, Yıldırım Bayezid Han bu görüntü karşısında muazzam üzüldü ve bu üzüntü yaşadığı diğer büyük üzüntülere eklenen büyük bir damla oldu, zaten kısa bir süre sonra da bu dünyadan ayrıldı.

29 Mayıs 2009: Fatih Sultan Mehmed Han figürü

556 sene evvel, Osmanlı hükümdarı, genç II. Mehmed, atalarının yıllarca hayalini kurduğu, tarih boyunca fethedilmesi en zor şehir kabul edilen, güçlü surlarla çevrili İstanbul’u almayı başardı. Dünya tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu olayın 556. yıldönümünde, 29 Mayıs 2009 tarihinde Altar Maket olarak sizlerle, 25mm Fatih Sultan Mehmed Han figürümüzü paylaşıyoruz.

21 Mayıs 2009: İki yeni yazı

Araştırmalar bölümüne iki yeni yazı eklendi. "Kutsal Maketler" ve "Turgut Reis'i öldürmek" isimli bu iki yazının ilginizi çekeceğini umuyoruz. Kutsal Maketler yazısında maketlerin oldukça eski tarihinden bir kesit sunulmakta ve İstanbul Ayasofya Müzesi'ndeki muhteşem mozaik konu edilmektedir. İkinci yazı Turgut Reis'i öldürmek ise ülkemizde yaygın olan ama bizim katlanamadığımız tarih konusundaki cehalete, atalarımıza ve tarihimize saygısızlığa bir örneği konu almaktadır. Maalesef, Altar Maket olarak çabalarımız sonuç vermedi ve bu ayıbı engellemekte başarılı olamadık. Kişisel ve kurumsal bazda, ülkemiz insanının ve kurumlarının kendi geçmişimize veya başka kültürlerin geçmişlerine saygısız ve hoyrat yaklaşımı maalesef tüm ağırlığı ile devam ediyor.

10 Mayıs 2009: Dördüncü figürümüz, Sultan Yıldırım Bayezid Han

İçinde bulunduğumuz 2009 yılı, Osmanlı tarihinde önemli bir olayın 620. yıldönümüdür. 620 sene evvel, 1389 yılında, Osmanlı tarihinin en önemli hükümdarlarından biri olan I. Bayezid’ın cülûsu, yani tahta geçerek hükümdar olması gerçekleşmiştir. Bu olayın anısına, Altar Maket olarak 4. figürümünüz olan Sultan Yıldırım Bayezid Han figürümüzü sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sınırlı sayıda mevcut olan bu figür Türkiye ve dünya çapında, Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın cülûsunun 620. yıldönümününde piyasaya sürülmüştür. Bu figür, bir Türk firması tarafından, dünya standartlarında üretilen ilk “25mm”, “savaş oyunu” figürü olma özelliğini taşımaktadır.Figür, diğer tüm Altar Maket figürlerinde olduğu gibi, dünya çapında kabul görülen standartlarda ve en çok tercih edilen özelliklerde üretilmiş ve şık kutusunda satışa sunulmuştur.

23 Nisan 2009: Üçüncü figürümüz, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Gelişmiş kültürler, yaşadıkları dönemin kendilerine bir lütuf olmadıklarını bildiklerinden, geçmişte yaşanan olayları inceler, hatırlar ve yaşadıkları günü barış ve huzur içinde yaşamalarına sebep olan, her türlü fedakarlığı yapan, hayatını bu işe adayan atalarının yaptıklarını öğrenmeye gayret eder, onların hatırasına saygı duyar, hatırlar ve hatırlatır. Bu sebeple yukarda bahsedilen tarzda gelişmiş kültürlerde, yakın ve eski tarihteki önemli karakterler hakkında kitaplar yazılır, resimler yapılır, filmler, tiyatro oyunları sahneye konur ve o figürlerin kaliteli maket figürleri yapılır. Piyasada, Britanya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Almanya, Rusya gibi ülkelerin eski kral, imparator, çar ve kayserlerinin yanı sıra modern liderlerinin yani George Washington, Winston Churchill, Napolyon ve daha pek çok ismin oldukça kaliteli figürleri üretimiştir. Yaşadığımız zamanın ne pahasına elde edildiğini bu figürler en iyi biçimde anlatır ve hatıraları canlı tutar. Altar Maket olarak biz de bu yıl 23 Nisan 2009’a yaklaşırken, Ulusal Egemenlik Haftasında, Cumhuriyetimizin kurucusu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 54mm boyutunda dünya standartlarında beyaz metal figürünü sizlerle paylaşmak istiyoruz.

24 Mart 2009: Yenilenmiş sitemiz ve devam eden projeler

Yepyeni bir görüntü ile karşınızdayız. Web sitemizi baştan aşağı yeniledik. Tüm figür projelerimiz devam ediyor. Deli'nin ardından, yakında üçüncü 54mm figürümüzü sizlerin beğenilerine sunacağız. Sonuçlanacak tüm projelerimizin her biri gerçek anlamda Türkiye'de birer “İLK” olacak. Maddi olarak, özellikle şu anki şartlarda muazzam bir beklentimiz yok, zaten hiçbir zaman da olmadı. Çalışmalarımız için sadece makul, iyi düşünülmüş ve iyi niyetli yorumlar bizim çalışma şevkimizi artıran en önemli faktör. Sizlerin desteğini her zaman bekliyoruz. Maketlerin yaratıcı, huzurlu ve güvenli dünyasında bizlerle olan tüm dostlarımıza selamlar.